Belgesel niteliğinde kitap: Son Ozan

Baskılara, sansürlere, sürgünlere inat 50 yılı aşkın süredir halk için üretmeye devam eden bir ozan olan Zülfü Livaneli’nin hayatını, dönemin siyasi atmosferiyle birlikte ele alan Zafer Köse’nin yeni kitabı Son Ozan yeni bir okuma serüveni sunuyor.

Türkiye’nin yakın geçmişine ışık tutan belgesel niteliğindeki Son Ozan, iktidar güçlerinin gölgesinde önlenemez bir yükselişe tanıklık ediyor. Zafer Köse, arka planında 70’li yılların sürgün hayatı, 80 darbesi ve suikastlarla geçen 90’ların çizildiği bu kitabıyla Zülfü Livaneli adını bir kez daha tarihe not düşüyor.

Ozanlık nedir

Ozanlığın kavram olarak ele alındığı deneme türündeki Son Ozan kitabında; kitle iletişim teknolojileri hızla gelişirken, toplumun iradesinden bağımsız bir sanat ve sanatçı anlayışının medya eliyle dayatıldığı, buna rağmen özgün bir sanat icra edip halkla kucaklaşabilmenin de mümkün olduğu anlatılıyor. Ana akım medya görmezden gelse de besteleri, kitapları ve filmleriyle halkın kalbinde yer etmiş bir ozanın portresi çiziliyor.


Sanat hayatının 35’inci yılı

Son Ozan”ın anlatıcısı ise bir Kiramen Kâtibin meleği. Fakat sıradan bir Kiramen Kâtibin’den söz edilmiyor; bu melek bir kişinin değil, Anadolu’nun kültür sanat alanındaki sevap ve günahlarını kaydediyor. Görevi ise Zülfü Livaneli’yi izlemek. Meleğin tanıklığı Livaneli’nin, sazı ilk eline aldığı günlerden sanat hayatının 35. yılına kadar uzanıyor.

Sağlam dostluklar

Sanatçının kendisi İsveç’te sürgündeyken memlekette kulaktan kulağa dolaşan şarkıları, tüm karalamalara inat parlayan yıldızı ve akın akın dolan konser alanları Son Ozan’ın satırlarını kuşatıyor.

Livaneli en imkânsız koşullarda bile üretmekten vazgeçmeyip zirveye tırmanırken, kitabı okuyanlar bir meleğin eşliğinde bu yolculuğa ortak oluyor.

Bunların yanı sıra birçok usta isim geçiyor sayfalardan; Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Uğur Mumcu, Abidin Dino, Metin Altıok…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*