Yaşar Kemal’in ilk çevirmeni: Edouard Roditi… Eşcinseldi… Ailesinin zoruyla bir kadınla nişanlandı… Bohem yaşamı yüzünden sınır dışı edildi

Pınar Saraçoğlu

Edouard Roditi, 1910 yılında Paris’te doğdu. Babası İstanbullu bir Sefarad idi. Ladino’yu (Yahudi İspanyolcası) büyükannesinden öğrendi. Büyükannesi görme sorunları yaşamaya başladığındaysa ona Fransızca, Yunanca, İngilizce, İtalyanca gazete ve kitap okudu. Roditi belki de bundan dolayı büyükannesinin en sevdiği torunuydu.

PARİS’TEKİ SÜRGÜN TÜRK SANATÇILARA DESTEK

18 yaşındayken sürrealist şiirler yazmaya başladı. Şiirlerini hem Fransızca he de İngilizce olarak yazıyordu.1949 yılında ilk şiir çıktı. Sanat eleştirileri yaptığı iki kitabı Dialogues on Art 1960’ta, More Dialogues on Art 1984’te yayımlandı. 1938 yılında Chicago Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimi almak için ABD’ye gitti ama araya savaşın girmesiyle doktorasını bitiremedi. İkinci Dünya Savaşı sırasında New York’taki Voice of America radyosu için Fransızca yayınlar hazırladı. Savaş yıllarını annesinin New York’taki evinde geçirdi. Nazi işgali altındaki pek çok Yahudi’nin hayatını kurtarmak için büyük çabalar harcadı.

Güzin ve Abidin Dino

Paris’te sürgünde olan Türk sanatçılarla memleketleri arasındaki ilişkileri kolaylaştırdı. Ressam Abidin ve eşi Güzin Dino’nun İstanbul-Paris getir götür işlerine yardımcı oldu. Yakınlarının başarı olmasından mutluluk duyardı. Yakın dostu ressam Yüksel Aslan’ın Paris’teki ilk sergisini açmasına aracılık etti. 300’e yakın Yahudi’nin Nazilerden kaçışına destek oldu. Nürnberg Mahkemelerinde çevirmenlik yaptı. Samuel Beckett’le birlikte James Joyce’u çeviren kişiydi. 1957 yılında Edinburgh Festivali’nde Türk sanatının sergilenmesi için neredeyse tek başına emek harcadı ve başardı.1963 yılında Türkiye’de Sinematek’in kurulmasına aracıydı ve bugünkü İKSV festivallerine önayak oldu. Bundan dolayıydı ki Şakir Eczacıbaşı en yakın dostları arasında yer aldı.

Roditi ve Yaşar Kemal

YAŞAR KEMAL İLE İLGİNÇ TANIŞMA HİKAYESİ

Yaşar Kemal’in romanını İngilizceye çevirmek için İstanbul’da yaşayan bir akrabasının yanına geldi. Akrabasının eşi onu havaalanında karşıladı. Eve gelirken aralarında hiçbir diyalog geçmedi çünkü aynı dili konuşabileceklerinin hiç farkında değillerdi. Tek kelime edilmeden geçen yolculuğun ardından eve geldiklerinde, Roditi kuzenine bir kağıt uzattı. Üzerinde “Yaşar Kemal” yazıyordu. Kuzenine “birlikte işte bu yazarı çevireceğiz” dedi. Kuzeni ve eşi onun bu sözü üzerine kahkahalarla gülmeye başladı. Roditi bozuldu ve sordu “neden gülüyorsunuz? Yoksa Türkiye’nin en kötü yazarı mı?” diye sordu. İlginç bir tesadüftür ki kuzeni Tilda’nın eşi Yaşar Kemal’di ve bunu da o anda öğrendi. Kemal bilindiği gibi Yaşar Kemal’in takma yazar adıydı ve gerçek soyadı Gökçeli’ydi. Tilda’nın eşinin kim olduğunu anlaması bu ilginç anının yaşanmasına neden oldu. Sessiz başlayan tanışma, zamanla sıkı bir dostluğa dönüştü. Tilda ile birlikte 1961 yılında Memed My Hawk adıyla ilk kez İngilizceye çevirdiler. Ayrıca Yunus Emre’nin şiirlerini The Wandering Fool: Sufi Poems of a Thirteenth Century Turkish Dervish Yunus Emre başlığıyla İngilizceye çevirip yayımladı.

Edouard Roditi

HİÇ UNUTMADIĞI KASET KAYDI

1950 yılında Paris’teyken bir Alman yayınevi Roditi’den Fernando Pessoa’yı Almancaya çevirmesini istedi. Roditi ise o dönemde ABD’nin kadrolu çevirmeniydi ve bir yardımcıya ihtiyaç duydu. Yakın dostu olan şair Paul Celan ile birlikte çalışmaya başladı. Akşamları Fransızca, Almanca ve Portekizce konuşarak geçiyordu. Paris, Saint-Germain’deki evi sık sık arkadaş toplantıları düzenliyordu. Pek çok yazar sık sık evine geliyordu. Hatta Kuzey Afrikalı göçmenler bile sık sık onun evinde misafir oluyordu. Bu durum polisin dikkatini çekti ve birkaç kez polis tarafından karakola çağırıldı. Çok ilginç bir olay yaşandı bundan sonrasında ve bu yaşadıklarını hayatı boyunca unutmadı. Polis onun bir polyglot yani çok dil bilen biri olduğunu biliyordu ve ona bir teyp uzattı. Kasetteki ses kaydını deşifre etmesini istedi. Roditi kasedi dinlemeye başladığında büyük bir şaşkınlık yaşadı. Çünkü duyduğu ses Celan ile çevirilerinin telefon kaydıydı…

Roditi biraz şaşkınlığın ardından, çok yorgun olduğunu ifade etti polise ve teybi alıp, isterse ertesi gün öğlene kadar deşifre edebileceğini söyledi. Eski nişanlısı Helene Bokanoewski’yi aradı, çünkü onun eşi Maurice Bokanowski o dönemde ulaştırma bakanıydı. Durumu ona izah etti. Bakan Maurice telefonun yasa dışı dinlenmesine çok sinirlendi ve sorumlular hakkında gerekenin yapılmasını buyurdu. Fakat ne olduysa birkaç ay sonra Roditi sınır dışı edildi. Bunun sebebi ise onun ABD kadrosunda bulunması ve bohem yaşam tarzının tedirginlik veren bir durum olarak karşılanması oldu.

Peki eski nişanlısı Helen ile neden ayrılmışlardı? Roditi aslında bir eşcinseldi ve durumu bilmeyen ailesi onu Helene ile zorla nişanlamıştı. Roditi ilk eşcinsel ilişkisini 19 yaşındayken yaşadı. 1929 yılında sarhoş olduğu bir gece hiç tanımadığı bir adamla birlikte oldu. İspanyol şair Garcia Lorca’yı faşistler esşcinsel olduğu için öldürmüşlerdi. Roditi gazetede onun ölüm haberini okurken, yedi yıl önce birlikte olduğu adamın Lorca olduğunu öğrendi. Edouard Roditi Mayıs 1992’de İspanya’nın Cadiz kentinde vefat etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir